Göz sağlığı

Gözlerimiz belli bir yaşı aştıktan sonra ister istemez görme yetisini kaybetmeye başlar. Özellikle sigara kullananlarda bu durum daha hızlı bir şekilde işlemektedir. Sigara kullanımı daha çok katarakt ve sarı nokta hastalığına yol açmaktadır. Hep söylediğimiz üzere gözlerimiz dünyaya açılan penceremizdir. Hayatın her döneminde sağlığı açısından devamlı kontrol edilmesi gereken gözlerimiz özellikle ileri yaşlarda hastalıklara daha açık hale gelmektedir. Katarakt ve sarı nokta hastalığı özellikle 50 yaş üzeri hastalarda sıklıkla görülebilen durumlardır. Bu hastalıklara zemin oluşturan sorunlar sıklıkla yaş faktörü olarak görülse de toksik dış etkenlere maruziyet daha fazla önem taşımaktadır. Göz damarları göz retina hücrelerinin beslenmesi ve toksik maddelerin uzaklaştırılmasında görevlidir. Göz damarlarının sigara gibi toksik etkiler nedeniyle tıkanıklıklara maruz kalması göz retina hücrelerinin erken ölümleri ile meydana gelen sarı nokta hastalığına neden olmaktadır. Ve sonuçta geri dönüşümsüz görme bozuklukları görülmektedir. Ayrıca göz merceğinin doğal denge metabolizmasına etkili olmakla birlikte erken dönemde katarakt oluşumuna neden olmaktadır. Tedavi edilmediğinde körlüğe neden olabilmektedir. Sigara içilmese bile sigara içilen bölgede bulunmak da içmiş kadar zararlı olmaktadır. Ben sigara kullanımına karşıyım ama biliyorum ki bu alışkanlıktan kurtulmak o kadar kolay bir iş değil bu nedenle içenleri de yargılama hakkım olduğuna inanmıyorum. Sadece zararlarını bilin yeter. İçmeyenlerde en azından sigara içilen ortamlardan uzak durmalıdırlar. Bu alışkanlıktan akupunktur tedavisi ile kurtulan izmir travestilerinden Hale artık ciğerleri ve bedeni bu illetten kurtulmuş olarak yaşıyor sanırım göz hastalıklarından da kurtuldu. Metil alkol zehirlenmesi olarak da bilinen sahte alkol içilmesi ile olan zehirlenmelerinde de geri dönüşü olmayan ani görme kayıpları oluşturduğunu unutmayın sahte içkilerden uzak durun. Tabi sade vatandaş olarak sahtesini anlamak gibi bir durumumuz yok ama en azından merdiven altında ucuza satılanları almamak gerekir. Uyuşturucu madde kullanımı ile gözde zararlar oluşabilmektedir. Bunlar göz kas felçleri ile şaşılık oluşması olabildiği gibi gözbebeğinde büyüme veya küçülme şeklinde olabilmektedir. Ayrıca gece körlüğü ve çeşitli görme bozukluklarına neden olmaktadır. Tüm bu bulguların bir kısmı toksik etkenin ortadan kalkması ile düzelebildiği gibi bir kısmı da geri dönüşü olmayan körlüklerle geri dönüşümsüz sorunlarla sonlanabilir. Sağlıklı günler dilerim travesti İclal.

Yaralara karşı su tüketin

Su içmek yerini başka hiçbir gıda ile dolduramayacağınız bir işlemdir. Suyun her şeye faydası olduğu gibi bugün hiç bilinmeyen bir faydasından bahsetmek istiyorum. Vücudunuzun bir yerinde uzun süredir iyileşmeyen bir yaranız varsa mutlaka yazdıklarımı okuyun. Yeterli miktarda su içmek vücudu yaralanmalarda daha çabuk iyileştiriyor. Yara iyileşmesinde beslenmenin ve yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekmek için yazıyorum bu yazıyı sonra yaralarım niye çabucak iyileşmiyor demeyin okuyun. Yara bakımı açısından yeterli sıvı alınmadığı zaman yara bölgesinde oluşan dehidratasyonun (Susuzluk), kan volümü düşüklüğüne neden olduğunu buna bağlı olarak da O2, besin öğeleri ve immün hücrelerin hasarlı dokuya taşınmasının yetersiz olduğu için yara iyileşmesinin geciktiğini biliyor muydunuz? Çevreye bağlı faktörler dışında yara iyileşmesinde beslenmenin önemine de değinmek lazım, özellikle protein, arjinin ve glutaminin yanı sıra çinko, bakır, A vitamini ve C vitamininin yara iyileşmesinde etkin olan besin öğeleri olduğunu unutmayın. “İyi dengelenmiş bir diyet gerekli. Vitaminler yaraların iyileşme sürecinde büyük rol oynuyor. Bundan dolayı vitamin desteği almanız çok önemli. Özellikle insan derisi proteinden oluştuğundan kesik ya da yara olduğunda ekstra protein gereklidir. Bu durum genellikle operasyon geçirenler için geçerlidir çünkü ameliyat protein ve kalori ihtiyacını arttırır. Yakın zaman önce bir operasyon geçiren Mersin travestilerinden Azra’ya doktor bol bol su içmesini tavsiye etti arkadaşımız böbrek hastası olduğu için zaten su içmeye çok önem veriyordu ama yaralarının kapanması için daha fazla su içmeye başladı. Ben de günde en az iki litre su içmeye özen gösteriyorum çünkü su içerken boyunuz ve kilonuz çok önemlidir ağırlığınıza göre su içmeniz gerekiyor. Vücudunuz yaraları onarmak ve iltihabı azaltmak için antikor ve bağışıklık hücreleri üretmeye ihtiyaç duyar. Yeterli protein olmadan iyileşme gecikir ve enfeksiyon riski daha da artar. Su en iyi serinleticidir. Suyun yerini hiçbir meşrubat, çay, kahve, ya da gazlı içecek tutamaz. Terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde mutlaka 2.5-3 lt litre su içmeli ve asitli içeceklerden uzak durmalıyız. Yaz döneminde su tüketimine önem göstermeliyiz. Güzelleşmek için de suyu unutmayın sevgiler İclal.

Hayat akarken bakma

Zaman dediğimiz kavram öyle hızlı geçiyor ki mutluluğu bazı şeylerin olasılığına bırakan bizler geçen zamanın için de mutluluk ararken kayboluyoruz. Gereksiz şeyleri dert edinirken yaşayamadığımız mutlulukların arkasında ağlamaktan bıktık. Peki ne yapmalı? Hayatını, gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın. Kalbinde yaşadığın her duyguyu aşk sanıp, peşinden çöllere düşmeyeceksin. Aşkın adını ağzına almadan önce, uzun uzun düşüneceksin. Yüreğinle yüzleşeceksin. Sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi, aşkı birbirinden ayırt edeceksin. İnsanız hepimiz, elbette zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız var ancak kendi huylarını, eksiklerini iyi tahlil edeceksin. Ardından gözyaşı döktüğünün adını doğru koyacaksın! Yıllar süren yaslar yaşayıp, unutamadığını iddia edeceğine, neden hayatına başlayamadığını çözeceksin. Korkularınla yüzleşeceksin.Yattığın yerden, kurduğun hayale uygun bir beyaz atlı prens beklemeyeceksin.Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak, kimseye boyun eğmeden yaşamanın lezzetini bileceksin.İster kocan olsun, ister oğlun, ister anan, ister baban, kimsenin sevgisiyle hükmünü birbirine karıştırmayacaksın.Ezilen, zavallı, akılsız olmak kazandırır gibi dursa da, sonunda mutlak kaybettirir; bunu unutmayacaksın!Başkalarına değil, kendi gücüne inanacaksın.Birinin boynuna asılarak durursan, karşındakini yormakla kalmazsın, bir gün kendi kolların bile çekemez ağırlığını düşersin; kimseye dayanmayacaksın!Dünya da sensin, evren de! Kendini geliştireceksin. Büyüyeceksin, olgunlaşacaksın. Ruhunu da, aklını da bedenin gibi besleyeceksin. Önce sen büyük olacaksın, farkında olacaksın, sonra dünyanın zevklerinin, aşkın, hayatın tadını çıkaracaksın. Emanet hayatlara tutunup, ömrünü harcamayacaksın. Ne olmasını bekliyorsan, sen öyle oturdukça, olmayacak. Boşuna hayal kurmayacaksın! Güne nasıl başlarsanız bütün gününüz öyle geçecektir. O yüzden günü moralle başlamak çok önemlidir. Birçok insan homur homur yataktan kalkara ve bütün gün de o homurtularıyla kendisini olduğu kadar çevresini de rahatsız eder.  Yatakta gözünüzü açtığınız andan itibaren günü yapılandırmak sizin elinizde. Mutluluk senin var oluşunda iken sen yok olmayı bekliyorsun ve sonunda bak ömür bitiyor. Zaman maalesef hep aleyhinde işliyor. Kendi gücüne inan dedim ya bu konuda bana mesaj atan Antalya travestilerinden ve Ankara travestilerinden dostlarımız teşekkür etmişler rica ederim dostlarım ben sadece bilinen bir gerçeği yazıyorum. Niyetim kimseye akıl vermek değil sadece hatırlatma hayatın karmaşıklığında unutulan basit şeyleri söylüyorum sadece umarım işe yarıyordur. Kalbinizin sesini dinleyin o sizi en doğru yere götürecektir sevgilerimle İclal.

‘Eşcinsellik tercih değil’

Eşcinsel olmanın bir ayıp olduğunun düşünüldüğü Ülkemizden bir başka haber vermek istedim bugün sizlere bizler için sevindirici ama hala pek çok kişi için tabu olmaya devam eden eşcinselliği bir de bu röportajla değerlendirsinler aslında bu yazıyı bizler okuyalım diye korkanlar okusun diye aldım bu köşeye taşıdım. Yazıyı gerekenler okusun diyeceğim ama sanırım yine biz okuyacağız ne yapalım kader diyelim geçelim.

LİSTAG kurucularından Şule Ceylan, eşcinsel çocukların önce aileleri tarafından kabul görmek istediklerini belirterek, “Çünkü aile dışarı atarsa, okul atarsa, kimse iş vermezse bu çocuk kayıptır. Çocuklarımızdan sevgimizi esirgemeden onları bağrımıza basmalıyız. Bu onların istediği bir şey değil. Tercihleri değil” dedi.Doğru travesti olmak da eşcinsel olmak da bir tercih değil bir kader.Aile üyelerinden birinin eşcinsel, biseksüel, trans, interseks olan, ağırlıklı olarak anne ve babalardan oluşan bir dernek olan Lezbiyen, Gey, Bieksüel, Trans, Interseks Bireylerin Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG) kurucularından Şule Ceylan, eşcinsel çocukların önce aileleri tarafından kabul görmek istediklerini söyledi. Ceylan, “Çünkü aile dışarı atarsa, okul atarsa, kimse iş vermezse bu çocuk kayıptır. Çocuklarımızdan sevgimizi esirgemeden onları bağrımıza basmalıyız. Bu onların istediği bir şey değil. Tercihleri değil” dedi. Eşcinsel bir çocuğa sahip olan ailenin anlattıklarını mutlaka okuyun okutun ve hayatın karşısında kızgın olmanın hiçbir işe yaramadığını görün.Eşcinsel oğulların durumunu anlatıyorlar. Oğlumuz bize 18 yıl önce eşcinsel olduğunu söyledi. Tabii biz daha önceden anlamıştık, tahmin ediyorduk. Hiç yüzleşmiyorduk bundan. Hani bir şey görmezseniz sanki o yok sayılır ya, öyle bir durumdaydık. Oğlum kendiyle barışıp bize açıkladığında 25 yaşındaydı. O dönemde ortam çok farklıydı. Kaynak yoktu. Şimdi 14-15 yaşında çocuklar internette bizi, LGBT’yi buluyor ve kendilerini adlandırabiliyorlar. Bu çok güzel bir şey. Ama benim oğlumun zamanında böyle Bir şey yoktu. Kendisini tek ve yalnız hissettiği uzun ve sıkıntılı günler yaşamış. Oğlum bize açıkladığında, biz kabul ettik. “Tabii ki seni çok seviyoruz, sen bizim travesti olsan dahi oğlumuzsun, bu senin özel meselen, kimsenin bilmesine gerek yok” şeklinde yaklaştık. Yanlışmış, sonra öğrendik. Bu durumu kabullenen aile çocuklarını hala çok seviyor ve görüşüyor olması gereken de bu değil mi zaten hayatın kime ne vereceği belli olmaz sevgiyle kalın İclal.

Hurmanın faydaları

Yorgunluğu yok etme, kan şekerini düzenleme, kabızlığı ortadan kaldırma ve daha pek çok faydası var hurmanın. Hurmayı sadece Ramazan’da değil 12 ay yiyin. Orucun hurmayla açılmasının özellikle kan şekeri değerinin daha dengeli yükselmesini sağladığı için büyük önem taşıdığını belirtmek isterim.  İçerisinde yüksek derecede potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve fosfor minareleri içeren hurmanın iftar zamanına kadar aç kalan vücutta ortaya çıkabilecek halsizlik ve yorgunluğa karşı en önemli ilaç olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Glikoz içeriğinin yoğunluğu nedeniyle özellikle şeker hastalarının hurmayı hastalık durumuna dikkat ederek ve ölçülü yemesi gerektiğini vurgulayan diyetisyenler iftarda 1-2 adet hurmanın tüketilmesinin vücut sağlığı açısından yeterli olacağını ifade ediyorlar.  Hurmanın diyet lifinden zengin olması nedeniyle kabızlık ve hazımsızlığa iyi geldiğini belirten Uzmanlar, oruç tutarken uzun süreli açlık sebebiyle bozulan bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine yardımcı olduğunu biliyoruz zaten bu konuda daha önce birkaç yazı yazmıştım. Hurmanın içerdiği antioksidanlar ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kansere karşı koruyucu etki gösteriyor. Cilt ve göz sağlığının korunmasında etkilidir. Yüksek potasyum içeriği nedeniyle vücutta tansiyon düzelmesine de yardımcı oluyor. Hurma ayrıca kötü kolesterol düzeyini düşürüp kalp sağlığını koruyor. Sinir sisteminin korunmasında içindeki B1, B2 vitaminleri nedeniyle etkili oluyor ve anemi tedavisine de demir içeriğini nedeniyle destek oluyor. Ben hurmanın bizim Ülkemizde yetiştiğini bilmiyordum mesela sakarya travestilerinden Banu orada yetiştiğini söyledi şaşırdım hatta Medine hurması diye pahalıya satılan hurma bile fidelerini getirip dikenler sayesinde yetişiyormuş. Bu tabi güzel bir haber ben yine de alırken İran hurması alıyorum. Tadı bana daha güzel geliyor zevk meselesi zaten nerede yetiştiği de çok önemli değil, madem kansere bile iyi geliyor o zaman yemeye devam edeceğiz. Hurma ağacı, Hindistan cevizinden sonra, palmiyelerin en faydalısıdır. Hurma ağacı dikildikten 6-10 yıl sonra meyve vermeye başlar. Her ağaç 50 – 300 kilo arasında hurma verir. Hurma ağacı sıcak, kurak iklimi sever. Kumlu topraklarda iyi yetişirse de, büyük ölçüde sulamak ister. Bu bakımdan, hurma yetiştiriciler ağaçları sık sık sularlar. Hurmanın faydaları saymakla bitmez ama ben yazıma burada bir nokta koymak zorundayım sevgilerimle travesti İclal.

Sağlıklı beslenme önerileri

 Beslenmenin tek bir doğrusu yoktur. Herkesin ayrı bir beslenme programı uygulaması en doğrusu olduğundan kendi vücudumuza en uygun olanını bulmamız gerekiyor. Bunu da kendi başımıza yapamayız mutlaka bir uzmandan yardım almalıyız. Acıktıran değil tok tutan besinleri seçmenin herkes için en doğrusu olduğunu belirten uzmanlar, beslenmenin tek bir doğrusunun olmadığına işaret ediyor. Buna göre önemli olan kendi vücudunuza neyin iyi geldiğini anlamak ve ona göre beslenmektir. Mevsiminde, taze sebze ve meyvelerle beslenmek size ihtiyacınız olan vitamin, mineral, fiber ve antioksidanları doğal bir şekilde almanızı sağlar. Tabağınızın büyük bir kısmını sevdiğiniz sebzelerle doldurun. Değişik renkte sebzeler farklı besinler içerir ve birbirlerini tamamlar. Patates gibi yüksek oranda nişasta içeren birkaç sebze hariç istediğiniz kadar sebze yiyebilirsiniz. Meyveleri öğün olarak veya öğün arası tüketmeye çalışın. Çilek, frambuaz, böğürtlen, yeşil elma gibi az şekerli meyveleri tercih edin. Üzüm yemenin kan şekerini artırdığını okumuştum sanırım üzüm gibi meyveleri az tüketmek gerekiyor. Buna en çok Kahramanmaraş travestileri üzülecek eminim çünkü oraların üzümü bir harika siyah ve az şekerli üzümle idare edin artık. Kan şekeriniz hızla yükseldiğinde vücudunuz insülin salgılıyor. İnsülin şekeri yağa dönüştürüyor ve hızla tekrar acıkmanıza sebep oluyor. Buna en çok işlenmiş şeker ve un içeren yiyecekler sebep oluyor. En sağlıklısı bu besinleri beslenmenizden tamamen çıkartmanız. Çıkartmam mümkün değil diyorsanız azaltarak başlayın. Protein, sağlıklı yağ ve iyi karbonhidratlar içeren öğünler kan şekerinizi dengelemenize yardım eder ve uzun süre tok tutar. Kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizi görünce işlenmiş şeker ve beyaz unu tamamen bırakmaya karar vermeniz mümkün. Hani hep diyorlar ya üç beyazdan uzak durun diye işte tam zamanı çıkarın hayatınızdan un, şeker ve tuzu gerçi ben tuz hariç hepsini çıkardım ama tuzu çıkaramıyorum. Tuzsuz şeyler yemek bana çok eziyetli geliyor. Azalttım sadece idare ediyorum böyle lifli gıdalara ağırlık verdim. Galiba doğru olanı da buymuş ben de uzmanların yalancısıyım. Sağlığımız için en iyisini yine biz biliriz. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Derdimiz güzellik

Konu kadınlarsa öncelik her zaman güzelliktir. Mevsim ne olursa olsun ister yaz ister kış biz kadınların en önemli derdidir güzel görünmek tabi zekamızın da ön plana çıkmasını isteriz. Güzelliğin altın anahtarı olan bakıma dair uygulamalar yaz aylarında küçük değişiklikler gösterir. Bu duruma sıcak hava, terleme ve güneş ışınlarının cilt üzerindeki etkileri gibi pek çok faktör neden olur. Kışın kuruyan cilt yazın da güneşin etkisiyle kurur. Yani hep nemlendirmemiz gerekiyor. Güneş ışınları ciltte çeşitli deformasyonlara yol açıyor. Bu süreçte oluşan ve kırışıklık sandığımız ince çizgiler aslında cildin nem probleminden kaynaklanıyor. Bu nedenle özellikle sıkça terlediğiniz yaz günlerinde günde en az iki litre su içmenizde yarar var. Doğrusu ben çok fazla su içmeyi sevmiyorum onun yerine limonata ya da asitsiz içecekleri tercih ediyorum sanırım suyun yerini tutmuyorlar ama en azından susuz kalmamı engelliyorlar. Sıcaktan dolayı cildin terleme yoluyla kaybettiği nemi yerine koymak ciltteki yaşlanmanın önüne geçmek açısından büyük önem taşır. Cildinize uygun ve zengin içerikli bir nemlendiriciyi düzenli olarak kullanmanın yararlarını sadece yaz aylarında değil ömür boyu göreceksiniz. Nemlendiricinizi evinizde kendiniz de yapabilirsiniz. kayseri travestilerinden bir dostum topladığı bazı otlardan harika nemlendiriciler ve maskeler yapıyor ama patentini henüz almamış. Aldığı zaman piyasaya sürecek belki siz de denemek istersiniz. Sıcak havalarda ağır makyaj yapmak, görünüm açısından da sağlık açısından da çok fazla tercih edilmemesi gereken bir uygulama. O nedenle günümüzde sıkça tercih edilen ve cilde hafif renk veren nemlendiriciler size doğal bir güzellik sağlayacak. Zaten gündüz saatlerinde ağır makyaj yapılması biz kadınları güzel göstermek yerine çirkin yapıyor sadece pastel onlarda bir ruj ve göz kalemi daha doğal görünmemizi sağlar. Ama mutlaka yatmadan önce cildimizdeki bütün makyajı temizleyelim yoksa cildimiz hava alamadığı için lekeler ve siyah noktalar oluşur. Bazı travesti arkadaşlarım da var gece çok yorgunum diyerekten, makyajlarını temizlemeden hurra yatağa girerler. Biliyorsunuz cildin oksijen alması çok önemli bir olgu. Taze bir cilt için uykunun önemi büyük. Haftada bir, yatmadan önce güzelce temizlediğiniz yüzünüze nemlendirici bir maske uygulayıp bakımlı olabilirsiniz. Güzel olmak ve güzel kalmak kadar sağlıklı olmak da çok önemli sağlıklı günler dilerim İclal.

Sirke deyip geçmeyin

Sirke ekşimsi tadıyla sadece yemeklere ve salatalara tat vermekle kalmıyor. Aynı zamanda bir sağlık deposudur. Kışın sirkesiz bir salata düşünemiyorum diyen travesti bireyler sirkenin faydalarını bilmek isterler belki diye bu yazımı kaleme almak istedim. Öyle suratınızı ekşitmeyin okuyun.

İnsanların şarap yapmaya başladıklarından beri sirkeyi tanıdıkları söylenebilir. Mısırlılar, Asurlar, Yunanlılar ve Romalılar sirkeyi yemeklerde, balık, et, sebze konservesi yapımında ve ilaç olarak hastalıkların tedavisinde kullanıyordu. Sirke önceleri toprak küplerde mayalandırılıyordu. Tahta fıçının bulunmasıyla, karnı şiş fıçılarda mayalandırılmaya başlandı ve günümüze kadar uzandı… Bilimsel araştırmalar, yemekte sirke tüketiminin yemek sonrası kan şekerini ve insülini düşürdüğünü göstermiştir. Bilinenin aksine, zayıflamayla ilgili herhangi bir olumlu etkisine dair bilimsel çalışma mevcut olmasa da, sirke tüketiminin iştah azaltıcı rol oynadığı bilinmektedir. Sirke, kırmızı et gibi protein içeriği yüksek gıdaların sindirimini kolaylaştırır. Ancak mide sorunu yaşayan bireylerin içeriğinde bulunan asetik asit nedeniyle özellikle aç karnına tüketmekten kaçınmaları gerekir. Midesinden geçen ay ameliyat olan bursa travestilerinden bir dostuma şimdilik sirke yasak ama mide sorunu yaşamayan Ankara, İstanbul, balıkesir ve İzmir travestileri en çok siz tüketin sirkeyi büyük şehir stresine de birebir geliyor. Sirkenin kaç türü olduğuna inanamazsınız işte birkaçından örnek vereyim.

Adaçayı sirkesi sinir bozukluklarını düzeltir. Çorbaya veya suya karıştırılır. Ananas sirkesi sindirimi sağlayan bezelere olumlu etki yaparak sindirimi kolaylaştırır. Eminim yok canım ananastan da sirke olur mu diye bakıyorsunuz öyle evet oluyormuş ve sindirim için mutlaka tüketilmesi gerekiyor. Ardıç üzüm sirkesi güçlü bir mikrop öldürücüdür. İçildiğinde dokuyu tahriş ettiğinden çok az kullanılır. İçten ancak bir uzman kontrolünde uygulanmalıdır. Ayva sirkesi yanık tedavisinde kullanılır. Bahçe nanesi sirkesi, mideyi ve sindirim sistemini rahatlatır. Bir bardak suya karıştırılan bir çay kaşığı nane sirkesi bağırsak gazlarının oluşmasını önler. Bal sirkesi en az alerjiye neden olan sirkedir. Öksürüğü yumuşatır ve mikrop öldürücüdür. Balzamik, sirkelerin kralı olarak kabul edilir. Yıllarca ağaç fıçılarda saklanır. Üretiminin zor olması nedeniyle çok pahalıdır. Eskidikçe değeri artar. Sanırım artık sirkenin önemine vardık sağlıklı ve mutlu bir hayat için sirke tüketiriz değil mi artık sevgilerimle travesti İclal.

Suyu ılık içmenin faydaları

Hepimizin bildiği sürekli uzmanlar tarafından söylenen su ile ilgili bir gerçek var o da günde iki litre su içilmesi gerektiğidir. Oysa şimdilerde su ile ilgili yeni bir duyum dolaşıyor ben de birkaç travesti dostumdan öğrendim meğer suyu ılık içmek en doğrusuymuş. Ilık su kan dolaşımını hızlandırıp yağ yakılımını artırıyormuş kısacası biraz kıştan kalma fazla kilolarınız varsa ılık su içerek bunlardan kurtulmanız mümkün görünüyor. Kilo Verdirir. Sindirimi Kolaylaştırır. Sağlıklı ve daha canlı saçlar için de ılık su diyoruz. Saç köklerinin canlılığıyla beraber saç sayısı ve uzunluğu artar. Saçlarına önem veren Mersin, Bursa, Antalya travestileri artık ılık su içerseniz değil mi? Zaten soğuk su sindirimi zor olan bir gıda aslında suyun her türlüsü faydalı ama soğuk su bedenimize girince sizde de bir organlarda yavaşlama hissi oluyor mu? Şahsen ben hissediyorum. Sabahları ilk ögün olarak da ılık su içine sıkılmış bir dilim limon kan dolaşımını artırıp, zinde olmanızı sağlıyor. Hepimizin mutfağında sanırım limon bulunuyordur. Bulunmuyorsa size Bodrum travestilerinden bir saksı içinde sipariş vermenizi öneririm çünkü bodrumun limonu bol sulu ve harika kokulu ben de geçen yıl kendime bir saksıda getirdim. İnanmayacaksınız ama balkonda duruyor ve haftada bir iki tane limon ürün veriyor o da bana yetiyor çoktan beri limona para vermedim. Ilık su yaşlanmayı durdurur. Cildi yeniler ve size fazladan bir enerji verir artık enerjiyi nereye kullanacağınıza siz karar verirsiniz. Sıcak suyun diğer bir faydası deriyi ve vücudu nemlendirmesidir. Bu da kepeği önemli ölçüde azaltır. Burnun ve boğazınız tertemiz ve açık olur. Soğuk algınlıkları, öksürük ve boğaz ağrısı için sıcak su içmek oldukça yararlı. Balgamdan kurtulmada da işe yarıyor. Öncelikle sıcak su içmek hazmı kolaylaştırır. Soğuk su ise gıdalardaki yağı sertleştirdiği için bağırsak kenarlarında tabaka meydana getirir ve bu da kansere sebep olur. Sıcak su bu riski minimuma indirir. Yumuşak ve ışıldayan saçlara sahip olmak için sıcak su içmek şart. Sıcak su saç köklerindeki sinir uçlarına enerji gönderir ve bu sinirleri aktif hale getirir. Sevgiler travesti İclal.

Topuklu ayakkabıdan vazgeçemeyenler için

Topuklu ayakkabı deyince pek çok kadının aklı duruyor. Giymek çok güzel ama ya sonrası akşam eve dönünce ağrıyan bir bel ve zonklayan ayaklar bizi bekler.

Topuklu ayakkabılar birçok kadının, özellikle de travesti bireylerin vazgeçilmezlerinden biridir. Bu şık ve zarif ayakkabıların kadınlar için birçok güzel yanı olmasına rağmen, verdikleri rahatsızlık da cabasıdır. Topuklu ayakkabı giyen kadınların büyük bir bölümü bel, sırt, ayak ağrılarından şikâyet eder çoğu zaman. Kadınların kendilerini daha şık, daha çekici hissetmelerine yardımcı olan bu aksesuar aslında doğru seçimlerle birlikte daha kullanılabilir ve günlük hayatta daha tercih edilebilir hale getirilebilir. Yani topuklu ayakkabıların nasıl giyilmesine dair püf noktaları bilen kadınlar bu mutluluk veren acı durumunu, mutluluk veren keyfe dönüştürebilir.   Şimdi size topuklu ayakkabı seçmenin inceliklerinden bahsedeceğim ama biliyorum siz yine gidip gözünüze hoş görünen ayakkabıyı satın alacaksınız olsun siz öyle yapın ama ben yine de anlatayım. Bu bilgileri lütfen not alın evet Ankara, İstanbul, Bursa ve Antalya travestileri not almayı unutmayın. Kalın topuklu ayakkabıları daha çok tercih edin. İnce topuklu ayakkabılar, denge açısından sizin sürekli tetikte olmanıza sebep olur. Yürürken de daha fazla rahatsızlık verir. Kalın topuklu ayakkabılar ise hem denge hem de tabandan gelen basınç ve öne yüklenmeme açısından daha rahattır. Ben de genellikle platform topuk dedikleri ayakkabıları seçiyorum uzun süre ayakta kalsam da belim ağrımıyor. Platform ayakkabılar, topuklu ayakkabılar arasında en rahat modellerdir. Topuk boyu ne kadar yüksek olursa olsun, topuğun ön kısmı da benzer yükseklikte olduğundan daha alçak bir topuk üstünde yürüyor olursunuz, dolayısıyla ayağınız daha az etkilenir, dengeniz de bozulmaz. İdeal topuk boyu 5-6 santimetredir. Bu boydaki topuklara sahip ayakkabılar, doğru seçim yapıldığı sürece size ağrı ya da acı vermez. Aksine bacak kaslarınızın gelişmesine de yardımcı olur. Bilekten bağlı ayakkabıları tercih edin. Bu ayakkabılar, bileğe de bağlı olduklarından iyi destek almanızı ve daha rahat yürümenizi sağlarlar. Bilekten bağlı ayakkabılar çok da seksi gösteriyor demedi demeyin. Sevgilerimle travesti İclal.